Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Arzu AKTÜRK
ege-tr.gg@hotmail.com
Atatürk ve 23 Nisan
20 Nisan 2011 Çarşamba Saat 17:00
"Geçenlerde,bir festivale katılmak için Danimarka'dan Türkiye'ye bir tiyatro grubu geldi.Tiyatroya hevesli amatör gençler ya da yıllardır tiyatroya emek verdiği halde fazla parlamamış,bu yüzden süngüsü hafif düşmüş orta yaşlı,cefakar sanatçılar sanabileceğiniz bu oyuncuların hepsi Danimarka'nın parlak ve ünlü oyuncularıydı.
Ancak hiçbirinin yüzünde "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" maskesi takılı değildi."

" Tiyatroya başladığım ilk yıllarda hocam Müşfik Kenter'den duyduğum bir sözü hiç unutmam: 'Rolünüzü öyle bir canlandırın ki izleyici, E bunu ben de yapabilirdim.'desin."

cümlelerini okuduğum andan bir zaman geçmişken bunlara yer vererek başlamak istedim.Malûmünüz seçim sürecine girdiğimiz şu günlerde, önce millet vekili aday adaylarının belirlenmesi dönemini yaşadık ki çoğumuzun meraklı bekleyişleriyle sonuçlara kilitlendiğimizde olmadık kişilerin listelerde görünmesi ve beklenen kişilerin olmaması bir hayli yazın ve haber  paylaşımlarını beraberinde getirerek basını da çalkaladı.

Bu zaman diliminde kısa bir anımı da anlatmadan edemeyeceğim:

Banka ödemeleri esnasında tanıştığım bayandan ilçemiz kaymakamımın da adaylık sürecinde olduğunu öğreniyorum.Bayan belli ki ilçe kaymakamlık çalışanlarından biriydi, ifadeleriyle.Soruyorum,nereden aday, diye...Tuhafsandığımı sezinlendim 'Kim oluyorsun' gibisinden.'Vatandaş olarak soruyorum.'

Evet, vatandaş olarak çok şey beklemesek de süreç içinde kimler ne şekilde yer alıyor bilmek hakkımız olduğu kadar temsilcilerimizin mecliste kimler olcağı konusunda fikir yürütüp beklentimize cevap bulmak da hakkımız.Buradan girmişken söz konusu aslında ne olursak olalım,kim olduğumu biliyor musun,izlenimini veren keskin bir tutum takınmamak olabilmeli.Şu da var ki yaşanılan topluma yön çizen sanatçı ve aydınlar olarak hiçbir gerçek sanatçı ve aydının suya sabuna dokunmadan yaşayamayacağını bilmek gerekiyor.Nitekim bu insanlar bozukluğa,çarpıklığa,yanlışlığa,çirkinliğe tahammül gösteremez ve bir yerde bir şekilde tepkisini koymak ister.Özgür karaktere sahip ve kimseye diyet borcu olmayan bu insanların  kaleminin ve sözünün gücüyle erişmek istediği nokta, nihayetinde topluma ışık olmaktan öteye de geçmek değildir.Şimdi, burada yine okuduğum alıntıya yer vermenin yerinde olduğu kanaatindeyim.

"Dünya'nın en tanınmış edebiyat ödülü Nobel Edebiyat Ödülü'dür.Bu ödül,çoğunlukla dünya politikasının etkisinde kalınarak,uluslar arası üne ulaşmış yazarlara verilir.Kimi zaman yerini bulur,kimi zaman pek de değerli olmayan birine gider.Nice yazar var ki daha ödülü aldığı yıl unutulup gitmiş,kendi ülkesinin edebiyatında bile önemini yitirmiştir."

İşte,sonunda söz konusu bu iken kimi insanın 'Sen benim kim olduğumu biliyor musun?' maskesi düştüğü zaman nihayet ortada.

Merhabasız yaşıyoruz....

Merhabasız alışverişler yapıyoruz,hiper süper ve mega marketler zincirlerinde...

Geçen zamanlarda hatırlayanınız vardır muhakkak,bakkalların işi bitmiş market zinciri kuracağız, diyen yaklaşımı eleştirenlerimiz oldu.Nasıl olmasın ki!Market arabalarından başkasının size tanıklık edemediği çoğu market zincirlerinin sosyal yaşantımızda oluşturduğu eksiklikler ve kopukluklar bir yana 'merhaba' larımızı bile çalar oldu.Hep kuşkuyla bakılan ve denetim yapılmadan giremediğiniz kimi yerler de cabası.İşte gördük,son zamanlarımızda yaşanan sınav trajedilerini;oysa ne büyük önlemler alınmıştı değil mi?Potansiyel suçluluk duygusunu attık bir kenara, sonrası gündemle gençlerin uğradığı hezeyan ve temsilcilerin 'tatmin'ci yaklaşımları sonrasında gelen gençlik hareketlerine gençler arası bölünmeye sebep verecek Başbakan'ın 'İstesek biz de onların karşısına 5-10 bin genci koyarız.' sözleri 'Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?' dercesine bir tutum ki bu durum, bu ülkenin çocuklarına karşı nasıl örnek olabilir?

Haydi, 23 Nisan Ata'mızdan armağan,mutlu olsun bu ülkenin çocukları ve  geleceğinin gençleri olsun...


Lider olmak,gençliğe bilimle, edebiyatla,kültür-sanatla  yön çizebilen sadece bugünün değil yarınların hesabıyla sözünün arkasında durabilen olduğu için diyoruz, son yüzyılın en iyi lideriydi Atatürk.




http://twitter.com/ARZU_AKTURK

Bu makale toplam 1323 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2018 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR