Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Osman Şahin
osman-shn61@hotmail.com
Çocukluğumun Sosyo-Psikolojik Analizi
26 Ocak 2012 Perşembe Saat 12:19

60'lı yıllar...

Elektriksiz,yolsuz, parasız, pulsuz yıllar,,,

Fakirlik ve caresizliğin,zirve yaptığı yıllar..

Eğitimin, sağlığın,ulaşım ve haberleşmenin köyüme uğramadığı yıllar...

Çocuktuk o zamanlar.

Gaz lambası ışığıyla ders çalıştığımız, en lüks aydınlanma aracının LEKÜS olduğu yıllar.

Suyu kafeka ile içtiğimiz,bir tahta kaşıkla nöbetleşe dört kişinin yemek yediği yıllar..

Kara lastik, naylon top dönemi yani..

Radyo, en modern kitle iletişim aracı...

Muazzez Türing, Yıldıray Çınar, Nuri Sesigüzel,ve  Bedia Akartürk'ten türkü dinlemek, deyim yerindeyse olaydı  o zamanlar...

Duvarda asılı duran, saatli maarif takviminin yapraklarını gazete niyetiyle okurduk heyecanla...

25 kuruştu cep harçlığının tavan fiyatı..

5 adet sarı kurabiye yâda 10 tane cam şekeri alım gücü vardı "Kula'nun dükkânından". Takriben 3 de tepenek..

Bazen su maleziyle ederdik akşam..

Bazan da zakotalı, steyaslı yemeklerin kokusu gelirdi buram buram..

Yani komşuda pişer bize de düşerdi zaman zaman...

Ve eygidi "tava kazıntısı" için her sabah komonis SALİH'le yaptığımız şanlı meydan muharebeleri...

Tıksırıncaya kadar doyduğumuz günler de vardı elbette..

düğünlerde..

bayramlarda..

haç mevsiminde..

on-onbeş öğün yerdik patlarcasına...

Birde ölümlere sevinirdik çocuk aklımızla..

Ölünün ruhu için dağıtılan kibritten bir kutu almak için..

Birde iki şeye doyardık..

Yazın virkapa'ya..

Kışın Armut'a..

Bütün olumsuzluklara rağmen,

Fakirdik çaresizdik ama mutluyduk bence.

Hayallerimiz pembeydi..

Bardağın dolu tarafını görürdük hep

Yokluğa şükrettik aç'ken bile,,

Az'a kanaat, zenginliğimizdi yani...

Hayat "arkası yarın" gibiydi.Her gün yaşanacak bir şey vardı mutlaka..

herkes kendi hayalini kurar

ve kendini oynardı..

Ya şimdi...

Hayat tek perdelik bir oyun sanki..

Stant-up gibi,

Yoğun ve yorgun...

Trafik.. gerilim.. stres...

Kirli hava,klorlu su..

YALNIZ ve TEK BAŞINA..

Bu makale toplam 2500 defa okundu.
tebrikler...
Gamze Melal Tokay
Satır aralarına saklanmış onlarca duygu buldum ben bu yazıyı okurken... hasret en ağır basanıydı terazinin kefesinde lâkin çocukluk sevinci de ondan aşağı kalır değildi. Yaş olarak en son ucundan kulağından ben yetiştim sanırım bu doğal çocukluğa... şimdikiler hep pastorizasyon, hayatlarında hiç toprağa dokunmamışlar misal.Televizyonlardaki reklamlar kirlenmek güzeldir diye çığırtkanlık yapsalar da bilmiyorlar onlar çamurdan bebek,araba yapmanın tadını. hiç kuzu görmemişler annesini emen...hiç keşfedememişler doğayı...Hiç pembe hayal kurmamışlar,en güzel hayalleri SBS den ÖSSden bilmem kaç puan almak hepsinin... bu yazı ibret olsun diye paylaşılmalı biraz da.. bakın sizden önceki nesil böyleydi diyebilmek için... Saygılar Osman amca.. beni nerelere götürdün bilemezsin...
27 Ocak 2012 Cuma Saat 14:55
eygidi 1960 lı yıllar
Ahmet OKUTAN
osmanım eline sağlık güzel ifade ettin o günleri birde çeyrek ekmeği 3 kişinin dere kenarında suya batırıp yediğimizi unuttun herhalde ))
27 Ocak 2012 Cuma Saat 14:28
güzel tesbitler
mustafa şahin
Elinize sağlık osman amca
Güzel konulara değinmişsiniz.
Ama artık insanlar doyumsuz olmuş. herşeyin ikinicisini üçüncüsünü elde etme peşinde.
Ama her insan doğar büyür yaşar o günün şartlarına göre.
Belkide sizden öncekilerde çok daha kötü koşullarda yaşadılar.
Bence önemli olan halimize şükretmek. Ve yaşadığımız anı en iyi şekilde değerlendirmek.
27 Ocak 2012 Cuma Saat 11:38
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2018 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR