Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Arzu AKTÜRK
ege-tr.gg@hotmail.com
Mevsim Yaz Olunca Şenlik Havaları
15 Haziran 2012 Cuma Saat 10:24

Vakit, yine akşama doğru dakikaları kovalıyor. İnceden inceye püfür püfür esen rüzgâr, şırıl şırıl akan suyla nasıl yarışsın? İklim bahar, yaz mevsimine sayılı günler var.Bu şehirde, mevsimsel hava koşulları da şaşmıyor değil.Haziran ayında “Bir fırtına tuttu bizi” deyimleri eşlik eder hava durumuna.

Yaz mevsimi sıcaklığına nem de eşlik edince adeta kaçacak delik aranırmışçasına yaylalara çıkılır.Çayır kesme, ot biçme zamanları… Artık, eski yoğunluklarıyla kimler yapıyordur bu işleri?

Dağda bayırda “mööö” sesi bile gelmez oldu, hanelerde tek tük şenlik yayla havası solumak için artıyorsa artıyor.Oysa,bir zamanlar yaylacılık için nasıl da yarış içine girilirdi.Köy yerleşimlerinde kış ayını çıkaran ev sakinleri yaylacılığa hazırlıklarınıtamamlar, 3-4 ay mesken tutardı yayla evlerini. Sınırlarını, “Taş Devri” çizgi filmlerini aratmayan şekilde koca koca taşlarla çevrili çayırların kesilme vakti gelsin, tırpanını kapan mı dersiniz, orakla otları biçenini mi, tırmıkla yeri eşeleyenini mi? Bir uğraştır ki sormayın gitsin.Biçerdöver (balya) girmez o bayırlara…Biçme de dövme de insan gücüyle, olabildiğince.

Şimdilerde kalabalık, yaylalarıdaha çok şenlik zamanları kaplıyor. En son Sultan Murat Yayla Şenlikleri 20 bin kişiye kucak açtı. Hava, günlük güneşlikse coşkusu bir o kadar artan şenlik alanının önünü aniden bardaktan boşalırcasına boşalan yağmur keser de alanıterk eden olursa aşk olsun. İnsanlar yağmurun akışına katılırcasına akıyordur halaylarda; halka halka açılıp öbek öbek koparak kapanırlar içlerine…Kalabalık arasında oyunlarıyla yağmurda bile omuz sallayanı da tepindikçe yeri inletircesine coşanı da bir başka ses olmuştur…Çadırlar fazlasıyla bastıran yağmurda kaçış mekânları, daha fazla durabilene helal olsun.Yağdıkça yağan yağmurda yer yer koşuşan koşuşana…

Şenlikte akşam vakitlerine doğru, yeme de yerinde yat; oysa açlık hissini bastırmak gerek.Sırasıyla yemeğini alan yerine çekilip löpür löpür yiyordur, içeceğini lıkır lıkır içiyordur. Afiyer ki ne afiyet… Çoluk çocuk da olunca curcuna. Yöresel sanatçılar, dinleyenlerinin kulaklarında gece uykusunda dahi yankılanacak türkülerle coşkuya coşku kattıkça büyüsü artan şenlik, birkaç gün sonra yerini sessizliğe bırakıyor.

“Zaman akıp gidiyor dur demek olmaz. Sarılıp da geçmişle avunmak olmaz…” Akşama dakikalar kala, şu ara şehrin anımsanan anılardaki havası solunmasa da düştü yazıya...

“Bütün geceler varır sabaha.”

Bu makale toplam 1862 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2017 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR