Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Muhammethoca



Kayıt: 02 Ksm 2006
Mesajlar: 199

MesajTarih: Çrş Ksm 14, 2007 9:01 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ÇOCUKLARIMIZA KARŞI GÖREVLERİMİZ

Yüce Allah bizlere çocuklarımızı, büyük bir nimet olarak ihsan etmiştir. Bizler de çocuklarımızı hayatımızın süsü, gözümüzün nuru olarak görürüz. Aynı zamanda bize emanet edilmiş olan çocuklarımıza karşı iyi eğitmek ve güzel terbiye etmek gibi önemli sorumluluklarımız da bulunmaktadır. Allah Teala, bizi bunlardan sorguya çekecektir. Cenâb-ı Hak, bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Çocuklarınızın ve mallarınızın, sizin için bir imtihan olduğunu ve büyük mükâfatın, kesinlikle Allah katında bulunduğunu bilin.” Bir başka ayet-i kerimede de "Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır... buyurmaktadır.

Bir babanın çocuğuna karşı ilk görevi çocuk dünyaya gelmeden çok daha önce, çocuğuna iyi bir anne seçmesiyle başlar. Her Müslüman erkeğin, çocuklarını İslâm ahlâkıyla yetiştirecek, onlara iyi terbiye verecek bir anne seçme hususunda dikkatli davranması gereklidir.

Çocuk doğduktan sonra ise ilk sorumluluk çocuğa güzel bir isim vermektir. İsim insanın kimliğidir. Dünya ve ahirette kişi ismiyle tanınacaktır. “Şüphesiz ki sizler, kıyamet günü isimlerinizle, babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız. O halde isimlerinizi güzel koyun.” hadis-i şerifinde Hz. Peygamber (s.a.v.) güzel ismin önemine işaret etmiştir. İsim verilmeden önce çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kâmet okunması sünnettir.

Çocuklarımızın rûhî ve bedenî terbiyesi de bizlerin sorumluluğu altındadır. Ruh terbiyesi için çocuğa anlayacak yaşa geldiği andan itibaren uygun bir üslupla iman esaslarını öğretmek, Allah’ı ve O’nun Peygamberini tanıtmak ve sevdirmek gerekir. Çocuklarımızın ibadet hususunda asıl sorumluluğu ergenlik çağında başlasa da, çocuk küçük yaşlardan itibaren ibadete alıştırılmaya başlanmalı, bunun için teşviklerde bulunmalı ve örnek olmalıdır. Çocuklarımızın tahsilleriyle ilgilenmek, onlara başta Kur’an-ı Kerîm öğretmek, sonra dünya ve ahiretleriyle ilgili gerekli bilgileri kazanmaları için çaba sarf etmek de görevlerimiz arasındadır.

Çocuklarımıza karşı birinci derecede sorumluluğumuz, onları Allah’ın rızasına uygun bir edep içerisinde eğitip yetiştirmektir. Çocuk, güzel terbiyeyi ilk önce aile ocağından alır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz" hadis-i şerifiyle bu konuya dikkatleri çekmiştir. Ruh terbiyesi yanında çocuklarımızın beden terbiyesi ile ilgilenmek, onların gıdası ve tedavisi hatta bedenen sağlıklı olmalarına özen göstermek de gerekmektedir. Anne-babaların aynı zamanda çocuklarını hayata hazırlamak, geçimlerini sağlamaları için gerekli meslek ve sanatları öğrenmelerine yardımcı olmak ve zamanı geldiğinde de iyi bir yuva kurmaları için destek olmak gibi önemli görevleri vardır.

Geleceğimizin teminatı olan yavrularımızla yeterince ilgilenelim. Onları, Yüce Rabbimizin emirleri doğrultusunda milli, dini ve ahlâkî değerler çerçevesinde yetiştirelim. Bu sayede hem kendimizin hem de onların dünya ve ahiretlerini kurtarmış olalım. Unutmayalım ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kişinin ölümünden sonra amel defterine ancak şu üç şeyden dolayı sevap yazıldığını bildirmiştir: Sadaka-i cariye, insanların faydalandığı bir eser ve kendisine dua eden hayırlı bir evlat.
“Evlatlarınıza ikram ediniz ve güzel bir şekilde edeplendiriniz.”
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder AIM Adresi MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   

Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Yeşilalan & Baltacılı Köyleri Forum Forum Ana Sayfa -> Dini Konular Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)


 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group. Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye
Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR