Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Muhammet Baltacıoğlu Sizlerle
05 Mart 2008 Çarşamba Saat 15:59
KÖYÜMÜZ MERKEZ CAMİ İMAM-HATİBİ MUHAMMET BALTACIOĞLU İLE YAPILAN RÖPORTAJ
İmam-hatip Muhammet Baltacıoğlu
...
KÖYÜMÜZ MERKEZ CAMİ İMAM-HATİBİ MUHAMMET BALTACIOĞLU İLE YAPILAN RÖPORTAJ







İmam-hatip Muhammet Baltacıoğlu





Yönetici: Köyümüzün her kesimindeki, değerlerimizi tanıtmaya devam ediyoruz. Bu gün Holaysa’dan çok değerli bir konuğum olacaktır. Değerli hocam, sizlerle söyleşimize başlamadan önce kendinizi okuyucularımıza tanıtırmısınız.



Sirim oğullarından (Baltacıoğullarından) Bahattin oğlu Muhammet Baltacıoğlu 1972 Çaykara Holaysa doğumluyum. İlköğrenimimi Köyümüz ilkokulunda okudum. Daha sonra hafızlık eğitimi için üç yıllık ara verdim. Orta ve lise öğrenimimi Çaykara İmam-Hatip Lisesinde 1993’de tamamladım. İlk görevime Ulucami (Zeno)’ye bağlı Ancumah mahallesinde başladım. Daha sonra Gayri resmi olarak Ulucami Köyü Kur’an Kursunda 3 yıl görev yaptım. 1996’da Diyanet tarafından açılan imamlık imtihanlarında başarılı olup 1997’ de Ulucami Köyü Merkez Camiinde asaleten göreve başladım. Yaklaşık bir ay çalıştıktan sonra 10.09.1998 ‘de Kendi Köyüm olan Yeşilalan Merkez Camiinde göreve başladım.10 yıldır Köyümüzde hizmet vermekteyim. Halen aynı yerde çalışıyorum. 05.09.2005 yılında iki yıllık Açık Öğretim Fakültesini bitirdim. Evli ve iki erkek çocuk babasıyım.





Yönetici: Köyümüzde görev yaptığınız cami çok eski bir geçmişe sahip, Değerli okurlarımıza geçmişten günümüze tarihi akışı içinde görev yapan hocalarımızdan bahsedermisiniz.?



Baltacıoğlu : Camimiz 1965 yılında Köylülerimiz tarafından inşa edilmiştir. Bu arada şimdi olduğu gibi yol ve araba yoktu. Tamamen Köylülerimizin insan güçü çalışmasıyla yapılmıştır. Camimizin genişliği 11metre, uzunluğu 15m, yüksekliği de 15 metre ebatlarında olup,165 metre kare alana sahiptir. Aynı anda 250 kişi namaz kılabilir. Camimizde bulunan Kürsünün çok eski tarihi vardır. Yaklaşık iki yüz yıllık bir eserdir. Köyümüzün en eski resimlerine bakıldığında 1965’te inşa edilmeden önce ahşap bina olmasına rağmen şu anki eski minaresi var olduğu görülmektedir. Şu anda iki minaresi bulunmaktadır. Küçük olanın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Üzerinde yazılı tarih tam okunmamaktadır. Yaklaşık olarak iki yüz yıllık bir geçmişi vardır. Büyük olanı ise 1974’ de inşa edilmiştir. Aşağıda isimleri yazılan benden önce sırası ile görev yapan büyük alim Haci Ferşat efendinin de bulunduğu liste de çok değerli hocalarımız bu camide görev yapmışlardır.

Hacı ismet baltacı yaklaşık 30 yıl .

Haci Hasan Ulusal yaklaşık 10 yıl.

Sirim Muhammet Efendi yaklaşık 2yıl.

Haci Ahmet Okutan vizana yaklaşık10 yıl.

Kumkum Haci Mehmet efendi

Haci Mehmet Karaca karahasan.

Sirim Osman Efendi.

İbrahim Hakkı Haci Ferşat Efendi.




Yönetici: Hocam, sizce İyi bir insan olma kriterleri nelerdir.? Günümüzde gençlerimizin yanlış yola sapmamaları için neler yapmalıyız.?



Baltacıoğlu : Lokman Hekim, kaliteli insan olabilmek için sekiz haslet olduğunu, bunlara titizlikle uyulduğunda kurtuluşa erişeceğini beyan ediyor. Kâmil bir insanda olması gereken özellikler, bir göz atalım

LOKMAN HEKİM DİYOR Kİ: Namazda iken kalbini .

İnsanlar arasındayken dilini. Sofrada iken elini. Başkalarının evindeyken gözünü muhafaza et!


Diğer dört hasletin de ikisini alıp daima hatırla, ikisini de unut! Her ahvalde hatırlayacağın iki husustan birincisi, Allah Teâlâ’dır ki, O’nu çokça zikret. İkincisi ise, ölümdür ki onu da hiç unutma! Unutacağın iki şeyden biri, başkasına yapmış olduğun iyiliklerdir ki, hemen unut! Bir de, başkalarının sana yapmış olduğu kötülükleri unut. Eğer dikkatli olur da, bu sekiz hasletle amel edersen, kurtuluşa erersin.”

Görülüyor ki, kurtuluşun reçetesi açıkça sunulmuştur. Kaliteli insanın daima iyilik tarafı ağır basacak, devamlı iyiliklerle iştigal edecek ki, kâmil insan olabilsin. Kendisine haksızlık yapılsa dahi iyi düşüncesini değiştirmeyecek, kin ve intikam hırsına kapılmayacaktır. Bunun aksini yaparsa zaten o insanın olgunluğundan söz edilemez. Hz. Peygamber Muhammed (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: Size iyilik yapanlara karşı iyilik yapmak, fenalık yapanlara da fenalık yapmak meziyet değildir. Asıl meziyet, size fenalık yapanlara karşı aynı şekilde mukabelede bulunmayıp iyilik yapabilmektir. (Tirmizî)

Din, Allah'ın insanlara bildirdiği ilâhî bir kanun, dindarlık ise insanın kendi arzusu ile bu nizama uyması olduğuna göre, hakiki iyilik, hayrı, Allah katında iyi olduğu için yapmaktır. Çünkü böylesi bir imanla hayır işlemek Allah'ın hoşnutluğunu talep demektir. Allah katında hayır olan her işin neticesinde bir sevabın bulunduğu, bu sevabın en büyüğünün ise "Allah'ın rızası" olduğu kabul edilirse, hayrın fazileti ve önemi inkâr edilmez.

Kur'an'ın, hayra davet edenleri "en hayırlı ümmet" olarak nitelendirmesi hayrın faziletini; "iyilikte insanları yarışa teşvik etmesi" de hayrın önemini belirtir.

Ey müminler, rükû edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki umduğunuza erip kurtulasınız. (Hacc 77) mealindeki bu ayet ve benzeri diğer ayetler ise hayrın, ibadetlerin tümünü kapsayıcı özelliğine ve hayır işleminin gereğine işaret eder.









Yönetici: Sayın Baltacı, gıybet ve dedikodu. Bu iki konu hakkında okuyucularımıza neler anlatmak istersiniz.?



Baltacıoğlu : Kur'ân-ı Kerîm'de Yüce Allah:

EY İMAN EDENLER, ZANNIN BİR ÇOĞUNDAN KAÇININ!. ÇÜNKÜ, BAZI ZANLAR SUÇTUR!. BİRBİRİNİZİN KUSURUNU ARAŞTIRMAYIN!. KİMİNİZ DE KİMİNİZİN DEDİKODUSUNU YAPMASIN. SİZDEN HERHANGİ BİRİNİZ ÖLÜ KARDEŞİNİN ETİNİ YEMEKTEN HOŞLANIR MI? İŞTE BUNDAN TİKSİNDİNİZ!. (Hucurât-12) Hazreti Aişe (ra) anlatıyor: "Resûlullâh (sav): “Safiyye'nin şu kusurları, boyunun kısa olması sana yeter!.. dedim. Rasûlü Ekrem:-Öyle bir söz konuştun ki, denize atılsa, denizi bulandırır ve kokuturdu.” buyurdu.

Resûlü Ekrem'e gene bir insandan bahsetmiştim. Bana şöyle dedi:

Bana dünyalıktan bir çok şey verilse de, kimseyi kötülükle anmayı sevmem. (Ebû Davud)

Ebû Hureyre (ra) naklediyor:Hz.Peygamber (sav)'e sordular:

-Gıybet nedir biliyor musunuz?.. Ashap cevapladı

-Kardeşini hoşuna gitmeyen şeyle anmandır!.. Birisi sordu:

-Dediğim şeyler kardeşimde varsa, ne buyurursun?..

Resûlullâh: “Söylediğin şayet onda varsa, onu gıybet etmiş bulunursun!.. Ve eğer onda yoksa ona iftira etmiş olursun” (Müslim)

Bizim görevimiz; bir araya geldiğimiz zaman bildiklerimizi karşımızdakine, yanımızdakine anlatmak ve ondan sonra da onun hakkında hiç bir yerde konuşmamaktır! Çünkü Hz. Rasulullah buyuruyor ki;

Kim kardeşinin kulağına gittiği zaman üzüleceği bir şeyi bir başkasına söylerse, bu, gıybettir Kurân'daki anlatımla " ölmüş kardeşinin çiğ etini yemek"tir! Kim ölmüş kardeşinin çiğ etini yemek ister?



Yönetici: Holaysa’da gördüğüm kadarı ile insanlarımız birbirlerinden kopuk çok fazla birliktelikler yaşanmıyor. Bunun nedenleri sizce nelerdir. Bu konu ile ilgili çalışmalarınız var mı.?



Baltacıoğlu : İnsanlar en eski çağlardan beri yalnız başlarına değil, toplumlar oluşturarak yaşaya gelmişlerdir. Toplumlar insanların, toplumsal ilişkiler yoluyla katıldığı gruplardan oluşur. Her insan yaşamı boyunca başta ailesi olmak üzere bir çok toplumsal grupta yer alır. Bebeklik, çocukluk, gençlik ve yetişkinlik çağlarında, yani yaşamı boyunca ailesi, akrabaları, arkadaşları ya da yabancılar gibi başka insanlarla ilişki kurar. Toplumu genel çıkarları doğrultusunda düşündüğümüzde insan, içinde bulunduğu kültüre ve konuma uygun davranış biçimleri geliştirmeyi, kendi çıkarlarını korurken başkalarının çıkarlarına da saygı duymayı, farklı düşünceleri dinlemeyi ve kendi düşüncelerini dile getirmeyi öğrenmek mecburiyetindedir. Bu sosyal yaşamı günümüzde en çok etkileyen maalesef teknolojidir. Teknoloji geliştikçe insanlık ilişkileri azalıyor. Örnek verecek olursak: Bir toplu yolculuk esnasında önceden insanlar birbirleri ile sohbet ederek kaynaşırlarken günümüzde ise ellerimizde ya cep telefonu ya MP3 çalar veya başka bir teknoloji aleti. sohbet yok kaynaşmak yok. Ben bunları söylerken teknolojiye karşı olduğum kesinlikle algılanmamalı.(.tez avantajın yanında avantajları da çoktur mesela uzaktaki hemşerilerimizle buradan haberleşmek çok güzel) . Yine aynı şekilde evlerdeki televizyonlar bilgisayarlar komşuluk ve insani ilişkileri en fazla etkileyen nedenlerdendir. Birde insanların maddi gücü artması nedeniyle komşuluk ilişkileri azalmıştır. Dolayısıyla aradaki kaynaşmaya vesile olan muhtaçlık ortadan kalktığından insanlar birbirlerini görmez ve tanımaz olmuştur. Maddi varlık insan ilişkilerini zedelemiştir.

Bunun yanında zamanlarımızın da kıymeti kalmamıştır Peygamberimiz(sav)’in hadis-i şerifinde buyurduğu gibi kıyamete yakın bir yıl bir ay gibi olacak. Bir ay bir gün gibi olacak. Bir gün bir saat gibi olacak.



Yönetici: Dünyanın her yerindeki Hemşerilerimizi bir araya toplamak, Köylülerimizin bütünlüğünü sağlamak ve Holaysanınn kalkınmasına katkı yapmak , sosyal aktivitelerimizi genişletmek için son dönemlerde bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmalarla ilgili sizlere çok iş düşmektedir. Konu ile ilgili mesajlarınız nelerdır.?



Baltacıoğlu : Bu çalışmalar çok güzel.birlik beraberlikle her kesime ve her bireye hitap eden bir çalışma olması çok iyi. Hemşerilerimiz el ele vererek sabırla fedakarlıkla elinden gelen yardımı etmelidirler. Hiçbir zaman köyü ve köylüyü küçük görmeyip, köylü olduğumuzu inkar etmeden köylümüze sahip çıkmak, onlara gerekli yardımı etmek, elinden tutmak, eğitmek, gerekli konularda aydınlatmaktır. Açıkça ifade ediyorum ki birçok tanımadığım kişiyi sizin yapmış olduğunuz çalışmalar vesilesiyle tanıma imkanı buldum. Köyümüzün yetiştirdiği çok değerli şahsiyetler vardır fakat uzaklarda olmaları nedeniyle onlarla tanışma imkanımız yoktur. Siz bu sorunu bu çalışmalarınızla aşmış bulunmaktasınız. Hemşerilerimizi bir araya getirerek yapmış olduğunuz çalışmalarınızdan dolayı sizleri tebrik ediyor, maddi ve manevi gücümüzle elimizden geldiği kadarıyla sizi sonuna kadar desteklemeye devam edeceğiz.









Yönetici: Holaysada yaşıyorsunuz. Dolayısıyla köyümüzün sorunlarını sizler daha iyi biliyorsunuz. Nedir sorunlarımız.? Varsa çözüm önerileriniz varmı.?



Baltacıoğlu : Aslında birçok köy ile karşılaştırırsak çok sorunları olan bir köy değiliz. Asıl sorunumuz hemşerilerimizin köyden uzak yaşamalarıdır. Yani göç olayının olmasıdır. Köyümüzde hem ilkokul hem de ortaokul olmasına rağmen kapalı olması bir sorundur. Öğrencilerimiz taşımalı sistemle ne kadar verimli ve yeterli eğitim alabilir bu konu da ayrı bir sorun. Gençler iş hayatı veya okumak için gelişmiş şehirlere göç etmiştir. Parmakla gösterilecek kadar az genç vardır. Buraya göreve geldiğim 10 yıl olmasına rağmen akşamları gençler toplanır sohbet eder oyunlar oynardı. Genelde hep bir arada olurlardı. Bu kısa zaman dilimi içerisinde o günlerden hiçbir eser kalmamıştır. Köyümüz artık genelde tatil köyüne dönüşmüş gözüküyor. Burada daha çok yaşlılar yaşamaktadır. Kışın köy yaşlılara emanettir. Evlerin şenlik olması yaşlılara bağlıdır. Onlar aramızdan bir bir ayrıldıktan sonra ,köyün durumunu düşünmek istemiyorum. Özellikle yeni nesil kuşaklar artık köyümüzü tanımıyor. Şuanda dışarıda olan genç nesiller 2-3 kuşak sonra köyümüzü ve birbirlerini tanıyamayacak hale gelecektir.Temennimiz o ki Yüce Rabbimiz bize o günleri yaşatmasın.





Yönetici: Sanal ortamda sitemizde buluşturduğumuz, Köyümüzde ve dışarıda yaşayan hemşerilerimize neler söylemek istersiniz.?



Baltacıoğlu : Köyden fazla uzak kalmasınlar istiyoruz. Hiç olmazsa yaz tatillerini köyümüzde geçirsinler. Cenaze veya hastalık olmasını beklemesinler. Yeni nesillere de köyümüzü, yaylalarımızı tanıştırsınlar. İmkanları yoksa köy sitelerine yönlendirsinler. Köy sorunlarında dile getirildiği üzere köyümüzün bu sorunlarını göz ardı etmesinler. Birlik beraberlik ve kardeşlik duyguları içerisinde hayatlarımızı sürdürmemizi talep ediyorum.



Yönetici: Kendinizi hemşerilerimize tanıtarak, değerli fikirlerinizi paylaştınız. Site yönetimi adına sizlere teşekkür ediyorum. Yaptığınız bu kutsal görevde başarılar diliyorum.?



Baltacıoğlu : Bana böyle fırsat verdiğiniz için bende siz değerli site yöneticilerine çok teşekkür ediyorum.Yüce Allah’tan tüm çalışanlara çalışma hayatında başarılar diliyorum. Sizlerde köyümüze çok güzel hizmet veriyorsunuz. Bu çalışmalarınızın başarısını ve devamını diliyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Tüm hemşerilerimize canı gönülden SELAMLAR sunuyorum.











Röportaj: Kemal ÇUMAN

İRTİBAT:

GSM: 0-505-519 84 30

e-posta: kemal.cuman@turktelekom.com.tr







Bu haber toplam 5739 defa okundu.
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2017 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR