Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Alaettin KÖKSAL
e.koksal@hotmail.com
Siyaset alanında derin hareketlenmeler
03 Ağustos 2012 Cuma Saat 17:27

Türk siyaseti, olması gereken yere, tam olarak oturamadığı veya oturtulmadığı için, bazı zamanlarda yüzeysel, bazı kerelerde derinden sarsındılar geçirmiştir ve geçirmektedir.

28 Şubat surecinde 5 li çete olarak adlandırılan, sivil ve resmi kurumların yetkilileri, şahsi ikbal ve menfaatlerini korumak, kurdukları saltanat düzenlerini sürdürmek uğruna, siyasi iktidarların gücünü kırmak için, e-muhtıralara, siyasi ültimatomlara, bir başka ifadeyle tehdit varı uyarılara, kasıtlı ve maksatlı yanlış yönlendirmelere başvurmaktan çekinmediler.

Demokratik olmayan bu ve benzeri yollara başvurmayı da, ülkenin ve milletin selamet için yaptıklarını söylemekten utanmadılar. Düne göre daha ileri bir demokratik kültüre kavuşmuşsak ta, 5 li çete içinde yerleşen bazı yetkilerin internette düşen açıklamalarını duydukça hala ülkemde bu saltanatçı beylerin egoist anlayışlarından vaz geçtiklerine inanamıyorum.


Saltanatlarının devamı için, şimdilik kaydıyla, eldivenlerini çıkarıp, kartlarını indirmiş olabilirler. Sütten ağzı yanan siyasilerimiz yoğurdu üfleyerek yemelidirler. Planlı olarak yumruklarını indirenlere kaşı, siyasilerimiz gerekli tedbirleri almadan, yumruklarını indirirlerse, korkarım ki, siyasilerimiz alacakları ani bir yumrukla kroki durumuna düşebilirler.

Ülkenin ve milletin selameti için, ülkemizin bu çok önemli 5 kurumun yetkileri, içlerinde çetecilik ruhu taşıyanları tez elden tasfiye etmelidirler. Ülkemiz demokratik bir özgürlüğe kavuşmalıdır. Herkes şunu çok iyi bilmelidir, özgürleşmeden ve sanayileşmeden ülkenin iç ve dış istikrarı sağlanamaz.

Her on senede bir yapılan darbeler, darbecilere uygun anayasa değişiklikleri, halka rağmen darbecilere yapılan iç ve dış destekler. Halk tarafından bilinmeyen siyasi tavizler, sosyal, ekonomik ve kültürel kayıplar, milletimize karşı yapılan derin sarsıntılardır.

Bu uzun girişten sonra, yıllardır ülkemizde yapılmakta olan, planlı ve programlı siyasi yapılanmaya milletçe görebilirsek, şer odakların planlarını bozabiliriz. Siyasi yapılanma dıştan bağımsız bir şekilde olabilirse de, unutmayalım ki, dış şer güçler bizi bizden çok daha dikkatli bir şekilde izlemektedirler. Siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve hukuki alanlarda attığımız her bir adımımızın artı ve eksi yönlerini en ince noktasına kadar inceleyerek gerekli tedbirlerini almaktadırlar ve alacaklardır.

Meseleyi daha iyi anlatabilmek için, bir parantez açarak kısaca Merhum Erbakan Hocanın siyasi planlarından anlayabildiğim bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Merhum Erbakan Hoca inancını fikir ve düşüncesini açık bir şekilde yaparken, siyasi planları geleceğe yönelik stratejik olduğu için, hayatta olduğu surece tam olarak anlaşılmayacağı gelecekte daha iyi anlaşılacağı bir temel üzerine oturtmuştur. Daha açık bir ifadeyle, Merhum Erbakan Hoca geçici planlarını şer odakların karargâhı içinde kurmuştur. Şer odakların kullandığı ve kullanacağı şahsiyetlerle siyasetini sürdürmüştür.

Merhum Erbakan şer odaklarının kullandığı ve kullanacağı insanları, kendi fırınında belli bir kıvama getirerek, şer odakların ülkemiz üzerindeki planlı tahribatlarını en hafife indirmesini becermiştir. Hain güçlerin planları içinde plan kurup, plan bozan, asrımızın tek bilge siyasi lideri Erbakan Hoca olduğunu unutmamalıyız. Erbakan hocaya siyasi veliaht olamayanlar, işleyen bir planın kurbanı olduklarını bilerek hareket etmelidirler.

Numan kurtulmuş, Başbakan’a veliaht olursa şer odakların ılımlı planları sürüyor demektir. Aksı olursa Başbakan plan içinde plan yaptığını söyleyebiliriz.

Sayın Başbakan’ın, siyasi alan da seslendirdiği ve konuşulmasını istediği, başkanlık veya yarı başkanlık, sistemine geçmek, seçmenin dağılmışlığını önlemek için iki partili bir yapılanmayı benimsemek, siyasal bir plan olsa da, bunlar işin görünen tarafı. Siyasetin görünmeyen tarafını anlamak için, iç ve dış siyasete yapılan gizli açık hareketlenmelere bakarak kanaat sahibi olabilirsiniz.

Kanaatlerin isabetli olabilmesi için, birinci şart siyasi tecrübeye sahip olmalısınız. İkinci şart Türkiye’nin siyasi tarihini çok iyi bilmelisiniz. Üçüncü şart siyasi entrikaları çok iyi takip etmelisiniz. Dördüncü şart kim nerde ne zaman kiminle ve kimin hakkında ne konuştuğuna bakmalısınız.

Beşinci şart kimlerin kimlere karşı nasıl eğildiklerine hangi tavizler karşılığında medyada büyütüldüğünü çok iyi incelemelisiniz. Altıncı şart siyasi hareketlenmeleri, milli bir duruşla ve manevi pencerenizden bakarak gerekli analizleri yapmalısınız.

Şarları uzatmak mümkün, ancak son olarak yedinci ve sekizinci şartları söyleyerek bu konuyu kapatalım. Yedinci şart siyası sabır ve feraset sahibi olarak kanaat ve tahminlerinizi zamansız bir şekilde kamuoyu ile paylaşmamalısınız.

Sekizinci şart, çokbilmişlik yaparak, her önüne konulan kürsüye çıkarak veya her tutulan mikrofona konuşarak şer güçlere plan değişikliği yaptırmamaktır. Yanı planları bozacak bir ferasete ve sırra sahip olmalısınız.


Ülkenin ve milletin selameti için, hiçbir vatan evladı ve özelikle Müslümanlar, Siyasi hırs, kin, haset ve intikam duygularıyla kendi dindaşı ve vatandaşını yenmek, aşağılamak gibi bir karaktere sahip olmamalıdır. Siyasi partiler, rakiplerini hizmet yarışı ile ekarte etmelidirler.

Siyasetin iç ve dış meseleleri milli olarak ele alınmalıdır. Siyaset yapma adına tarafların ayranını kabartmak için, yapılan hakaret varı konuşmaların, sosyal barışı bozduğunu anlamayan veya anlamak istemeyen siyasilerden, ülkeye hayır gelmez. Bu gibi siyasilerin dış meselelerde ki milli duruşları yapmacık olmaktadır.

Siyasi partiler, futbol takımları gibi şampiyon olmak için, rakip takımların önemli oyuncularını, transfer etme gibi bir anlayışla hareket etmemelidirler. Futbolda; karakteri zayıf şike yapmaya müsait kabiliyetli oyuncuları pasifize etmekte önemlidir. Siyaset anlayışında karakteri zayıf tavizkar her çiçeğe gülüm diyen siyasi şahsiyetleri ülkenin ve siyasetin istikrarı için planlı bir şekilde elimine etmekte önemli bir görevdir.

Partilerin birleşmeleri, belediye başkanları ve milletvekillerinin parti değiştirmeleri yüzeysel bir geçiştir. Esas olan bu yüzeysel geçişlerde gözden kaçırılmaması gereken bazı şahsiyetlerin geçişlerine bakılmalıdır. Bu şahsiyetler, oyun mu bozuyorlar, yoksa kurulan oyuna alet mi oluyorlar. Plan yapanlar, Planlara alet olanlar kimlerdir. Kurulan planlar bozulacak mı?

Kolay gelsin Sayın Başbakan!


Bu makale toplam 1214 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2017 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR