Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Alaettin KÖKSAL
e.koksal@hotmail.com
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ.
12 Aralık 2012 Çarşamba Saat 10:21

Ey Siyonistler sizleri çok iyi tanıyoruz batıl inançlarınızı da biliyoruz. Bu inancınızdan dolayı dünyayı ifsat ederken, en büyük zararı kendinize verdiğinizi unutmayınız. Yeryüzünde ne zaman fitne ve fesat çıkardıysanız yıkılmanız mukadder oldu.

1947 yılında Müslüman coğrafyasının göbeğinde kurdurduğunuz İsrail devleti ile yine ifsat etmeye fitne çıkarmaya ve kan dökmeye başladınız. Bu acımasız tavrınızın neticesi yine hüsrandır. Biliniz ki bu çıkardığınız bu fesat batağına bir daha çıkmamak üzere gömüleceksiniz.

Tarihi geçmişinizi unutmadan insanlardan intikam almayı düşünüyorsanız çok yakın zamanda yanıldığınızı görmeniz sizlere fayda vermeyecektir. Hakkınızı de vermek gerekirse, yıllardır Müslümanları parçalamak dünyayı sömürmek için çok çalıştınız, ekonomiye, medyaya sahip oldunuz. Bu iki güçle dünyayı ifsat etmede başarılı oldunuz.

Bilirsiniz ki akrep sıkıştığında kendi kendine zehirleyerek intihar eder. Öyle bir zaman gelecek ki, görülen alametlere bakılırsa, zaman yakındır. Siz Siyonistler de aynı akrep gibi başkalarını zehirlemek için kullandığınız zehirle intihar edeceksiniz. Benim yazdıklarıma inanmayabilirsiniz, İnanmış olsaydınız, zulüm yapmazdınız.

Son iki yüz yıldır dünyayı çobansız buldunuz, istediğiniz gibi at koşturuyorsunuz. Müslümanların gevşekliğinden dolayı, batıl düşüncelerinizi engelsiz bir şekilde uygulamaya koymanız sizleri sarhoş etmiştir. Müslüman kanı içerek sarhoş olmanız, gözleriniz kör, kulaklarınız sağır, vicdanlarınız katılaştırmıştır.

Yahudi ırkından olmayan özelikle Müslümanlara karşı, çocuk, genç, kadın, ihtiyar bakmaksızın, uydurduğunuz batıl inancınızın doğrultusunda acımasız bir şekilde, öldürmekten zevk alıyorsunuz.
Özelikle ve planlı bir şekilde önce Müslümanları sonra diğer ırklardan olan insanları öldürmek suretiyle, ARZ- I MEVUT olarak ilan ettiğiniz, (Mukaddes toprak) Nil den Fırat’a kadar olan topraklar üzerinde büyük İsrail devleti yanı Salamon imparatorluğunu kurmak için her kötülüğü alçakça yapmaktan çekinmiyorsunuz.

Unutmayın ki öldürdüğünüz insanlar, yıktığınız aileler, işgal ettiğiniz topraklar sahipsiz değildir. Bu büyük köyde yaşayan Müslümanlar suskun ve baygın gibi görünseler de, çok yakın zamanda ayılacaklar ve haklı seslerini ve sizin zulmünüzü dünyaya duyuracaklardır. Müslümanların suskunluğu, sizin çirkin karakterinizin ve acımasızlığınızın ortaya çıkması için ara bir dönemdir.
Müslümanlara olan tarihi Kin, intikam ve nefretinizden dolay bu ara dönemi de atalarınızın yaptığı gibi fitne ve fesat çıkarmakla geçirmekte olduğunuzdan. Son bir yıkılışla tarih sahnesinden silinerek, ebedi âlemde de şiddetli bir azapla cezalandırılacağınızı son ilahi kitap olan Kur’an haber vermektedir.

“ Biz İsrail oğullarına, kitapta ‘Muhakkak ki siz yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve elbette büyük bir taşkınlıkla kibirleneceksiniz” hükmünü takdir ettik.”
“Birincisinin vakti geldiğinde, üzerinize güçlü, kuvvetli, savaşçı bir takım kullar göndereceğiz de, onlar ta evlerin aralarına girip araştıracaklar. Bu gerçekleşmiş bir vaat oldu.”
“Sonra, onların üzerine size tekrar hâkimiyet verdik. Size mal ve evlatlarla yardım ettik ve sizi toplumca daha çoğalttık.”

“ Eğer güzellik yaparsanız kendinize güzellik yapmış olursunuz. Yok, eğer kötülük yaparsanız o da kendinizedir. Derken ikincisinin zamanı geldiğinde de yüzlerinizi kara çıkartsınlar. Daha evvel girdikleri gibi yine mescide girsinler ve ele geçirdikleri her şeyi mahvetsinler diye onları gönderdik”

“Belki Rabbiniz size merhamet eder. Eğer kötülüğe tekrar dönerseniz, bizde sizi cezalandırmaya döneriz. Öyle ya biz cehennemi kafirlere hapishane yapmışız.”( İsra süresi, ayet 4–5–6–7–8)
Biliniz ki, üçüncü ara dönemin sonuna geldiniz, bu ara dönemi iyi kullanamadınız. Gerçekleri görmekten kaçtınız, aydınlığı görmemek için gözlerini kapattınız, tarihi geçmişinizi unuttunuz. Müslümanlara yaptığınız baskı ve zulümlerle Müslümanları uyandırdığınızın farkında olamadınız ve olamayacaksınız. Müslümanları öldürmekle, sömürmekle, köleleştirmekle ve parçalamakla bertaraf edeceğinizi zannediyorsunuz.

Ey Siyonistler! Şunu da biliniz ki, Müslümanların beden hücreleri arasında göremediğiniz, anlayamadığınız ve beşer güçler tarafından söküp atılması imkânsız olan, bir kök hücresi vardır. Bu önemli hücreye, Yüce Allah Müslüman ismini koymuştur. Bu hususta Yüce Allah şöyle buyuruyor.

“ Allah uğrunda hakkıyla cihat edin. Sizi O seçti ve dinde üzerinize bir zorluk ta yükletmedi. Haydi, babanız İbrahim’in Tevhit dinine gelin! Bundan önce de ve bunda da size Müslüman ismini Allah verdi ki, Peygamber size şahit olsun, sizde bütün insanlara karşı şahit olabilesiniz. Haydi, artık namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı sarılın ki sahibiniz odur. O ne güzel dost, ne güzel yardımcıdır!” ( Hac süresi 78)

Ey Siyonistler! Bu makaleyi sizleri uyarmak ve hak dine davet etmek için yazıyorum. Adı Müslüman olan bu kök hücre, yeniden bir diriliş ile ayağa kalkmak üzeredir. Beklemediğiniz ve ümit etmediğiniz şuurlu bir kalkışla karşı karşıya kaldığınız günde, yeryüzünde saklanacak yer bulamayacaksınız. Saklanacağınız ‘ GARGAT’ ağacı da, utancından dile gelecek benim arkamda da bir Yahudi var denildiği gün, pişmanlığınız da fayda vermeyecektir.

Gargat ağacı hakkında e Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) şöyle haber vermektedir.
“ Yahudiler, taşların ve ağaçların arkasına saklanacak, ama ağaç ve taş dile gelerek, Ya Müslim! Ey Allah’ın (CC) kulu! Gel, bak benim arkamda Yahudi var, gel onu cezalandır diyecek. Sadece ‘ Gargat ağacı’ haber vermeyecek, çünkü o Yahudi ağacıdır.” (Kitab-ul Fiten Hadis 2239)
Üzülerek ifade edelim ki, bu hadisi Yahudiler biliyor ve bundan dolayı İsrail’in işgal ettiği topraklarda Gargat ağacı dikerek tedbir alırlarken, Müslüman âlemi sen ben kavgalarıyla enerjisini boşa harcamaktadır.

Ey Siyonistler bugünkü halinizle bu zalimane tutumunuzla, uydurduğunuz batıl inancınızla, beni İsrail peygamberlerinin varisi olamazsınız. Hz. Musa peygamberin gösterdiği yolu terk ettiğiniz için de, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (sav) tebliğ ettiği İslam dinini kabul edemiyorsunuz.

Doğru olan şu sözden kaçmayanız. Hz. Âdem’den son Peygamber Hz. Muhammed’e kadar gelen tüm peygamberlere ve onların aracılığıyla, insanlara tebliğ edilen ilahi sahifelere ve kitaplara iman edenler, Peygamberlerin varisleridir. Bu varislerin ırklarına, renklerine dillerine bakılmaksızın hepsinin ortak adı Müslümandır.

Müslümanlar, dünyanın her bölgesinde serpilmiş tohumlar gibidir. Kış mevsimlerini bitirdiler, ilkbaharın son dönemlerini yaşayarak, meyve vermek üzere yaz mevsimine giriyorlar.
Siyonist ve emperyalist şer güçler için son bahar bitmek üzere kış mevsimine giriyorsunuz. Sizin için kıştan sonra bahar olmayacaktır. Çünkü nöbet değişmek üzeredir. Allah’ın izniyle nöbeti Müslümanlar devr alarak dünya insanlığının beklediği ve özlediği huzur ve barışa kavuşacaklar.
“ Eğer size bir yara dokunduysa, o adamlara da öyle bir yara dokundu. O günler var ya, işte biz onları Allah’ın iman edenleri bilmesi ve sizden şehitler tutması için, o zarar dönemlerini evirip çeviririz. Allah zalimleri sevmez.” ( Ali İmran 140)

Ey Siyonistler! Ölüm Allah’ın emri olduğuna göre ve bir salise ileri ve geri tehir edilmeyeceğine göre sizin ölüm makineleriniz, sadistliğiniz, şuurlu Müslümanlar için sinek vızıltısı bile değildir.
“O öyle bir yaratıcıdır ki, sizi bir çamurdan yarattı. Sonrada bir ecel takdir etti. Katında takdir ettiği eceli de isimlendirdi.”( En’am 2)
“ Her ümmet için takdir edilen bir müddet ecel var, ecel vakitleri gelince bir an dahi geri kalmazlar öne de geçemezler.”( Araf 34)
Hiçbir insan, nerde, ne zaman nasıl hangi sebeple, hangi ecel ismiyle öleceğini bilmediğine göre ölümden kaçmak, hiç bir insana özelikle Müslümanlara yakışmaz ve faydası da olmaz. Müslümana düşen görev, gücü nispetinde doğru tedbir alarak Yüce Allah’a güvenmelidir. Şer güçlerin maddi kuvvetlerinden korkmamalıdır. Zira korkunun ecele faydası yo
ktur.

Büyük medya! Patronları, yürekleri tutuyorsa vicdanlarında merhamet kalmışsa bir haftalığına gazetelerinin ön sayfasına İsrail’in zulümlerin tel ’in eden manşetler atsınlar.

Köşe yazarları İsrail’in kanun tanımaz karar dinlemez dünyayı fesatta veren icraatlarını yazsınlar ki, Bizlerde bu insanlar için, midelerinde bağlı olmayan vicdanlarına kilitlemeyen, beyinlerini kiraya vermeyen, yiğit insanlardır diyerek alkışlayalım. Ne gezer..

Müslümanın merhametini istismar ederek tepelerine şahin kesilenler basit bir İsrail’in karşısında sinek bile olamamaları bizleri ciddi bir şekilde üzmektedir. Şuurlu Müslümanlar hiç kimseye meydan okumaz, meydan okuyanlardan da korkmaz. Hak ve adaletin tesisi için zalime karşı göğsünü siper etmekten çekinmez.

Sadece Siyonistler değil bütün dünya bilsin ki, zulmü durduracak günümüzün “Ömer’i ve Selahattin’i” doğmuştur. Görevi almak üzeredir.

Bu makale toplam 1915 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2017 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR