Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Em.Albay Bayram GENÇCAN
bgenccan@gmail.com
Yakın Tehlike; Cep Telefonları
15 Mart 2011 Salı Saat 18:25

          Yakın zamanda yaşantımıza doğrudan giren ve özellikle son on-onbeş yılda günlük hayatımızı kolaylaştıran en önemli icadın cep telefonu olduğunu söylemek herhalde fazla yanlış olmaz.

          Önceleri mühim işler yürüten kişilerin kullandığını düşündüğümüz, makam, mevki sahibi şahsiyetlerin elinde gördüğümüz cep telefonları, son birkaç yıldır modelinin hızını takip edemediğimiz bir tempoda; işi olan veya olmayan, dar, orta veya yüksek gelirli, yetişkin veya çoluk çocuk herkesin elinde. Ben yoktum, şehir dışındaydım, tarladaydım, bahçedeydim deme şansınız yok. Her gün artan baz istasyonları ile kapsama alanının ortasındasınız. Telefonunuz var size ulaşamamak diye bir sorun yok artık. Bu durum, bir taraftan işlerimizi kolaylaştırıyor, diğer taraftan şöyle bir kaytarayım, kafamı dinleyeyim, kayıplara karışayım demenize imkan tanımıyor.

          Anlık mesajlaşma, kablosuz e-posta, bluetooth, kamera-video kaydı, çoklu ortam yürütücüsü, sosyal paylaşım ağlarına erişim, ajanda, hatırlatıcı, radyo-televizyon, web, ben neredeyim, coğrafi koordinat bildirimi ve daha bir çok özellik ile hayatımızı bu kadar kolaylaştıran cep telefonlarının bizden neler götürdüğünü ve sağlığımızı ne denli tehdit ettiğini biliyor muyuz acaba?

          Kullanırken rahatlığını yaşadığımız, çoluk çocuğumuzun üstün marka modelleriyle taşırken havasını attığı cep telefonlarının insan sağlığına olumsuz etkileri son zamanlarda gündemimizi daha fazla meşgul eder hale gelmektedir.

          Özellikle yüksek gerilim hatlarına yakın bölgelerde yaşayan insanlarda kanser vakalarının artması, dikkatleri güçlü elektromanyetik dalga yayan cep telefonları üzerine yoğunlaştırmıştır. Cep telefonları, ısı ve dalga yayılımına bağlı olarak sağlığı ve çevreyi olumsuz yönde etkilemektedir.

          Cep telefonlarındaki elektromanyetik dalga yayılımı için en önemli kavram,  elektromanyetik enerjinin vücut dokuları tarafından emilmesinde belirleyici olan Özgül Soğurma Hızı (SAR-Specific Absorbation Rate)’dır. Ülkemizde satışa sunulan cep telefonlarının SAR değerleri 0.1-2.67 Watt/kg arasında değişmektedir. 1-9 arası SAR değerleri, Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilebilir değerler olarak görülmektedir. Evlerimizde, ofislerimizde kullandığımız klasik masa üstü ve kablosuz telefonlar, mobil telefonlarla mukayese edildiğinde SAR değerleri çok daha az olan telefonlardır.

          Cep telefonlarının iletişimini sağlayan antenlerin toplandığı merkezlere "baz istasyonları" denilmektedir. Kullanmış olduğumuz cep telefonları bu istasyonlar ve bu istasyonlardaki antenler üzerinden görüşmelerimizi sağlamaktadırlar. Açık alandaki kulelere kurulmuş olan bu istasyonların etki mesafesi, yerden yüksekliğine bağlı olarak 50-200 metre civarındadır.

          Cep telefonlarının 0.2-1 Watt, baz istasyonlarının ise 1-100 Watt arasında radyo dalgaları ve mikro dalgalar yaydığı ölçülmüştür. Bir baz istasyonu ile cep telefonunu karşılaştırdığımızda, cep telefonu kullanan kişiye aktarılan enerji, baz istasyonu yakınında yaşayan kişiye göre çok daha fazladır. Ancak, cep telefonu konuşma süresince, baz istasyonu sürekli sinyal yaymaktadır. Yani duruma göre her ikisi de birbirine yakın derecede zararlı olabilmektedir. Dünyada gelişmiş ülkelerin tümünde sınır değerler belirlenerek, uygun olmayan baz istasyonları ve cep telefonlarının kullanımı yasaklanmaktadır. Ülkemizde de, ilgili kurumlar tarafından bu konuda çalışmalar yapılmakta ve yayınlanan yönetmelikle geçerli olan sınır değerler belirlenmektedir.

          Cep Telefonlarının Çevreye Etkileri

          Avusturya`da yapılan bir çalışmada baz istasyonlarının kısa dönemde 350-400 metrelik radyasyonunun ekolojik sisteme zarar verdiği tespit edilmiştir. Teknolojinin hızlı gelişim temposuna paralel olarak sürekli yeni modellerin piyasaya sunulması nedeniyle, cep telefonları ortalama 18 ayda bir elektronik atık olarak çöpe gitmektedir. Bu e-atık miktarı da toplam yıllık atığın % 5`ini oluşturmaktadır.

          Yapılan başka bir araştırmada cep telefonu kaynaklı e-atıklar 20`den fazla metalik element içermeleri nedeniyle en tehlikeli çevresel zehirli maddeler içinde yer almaktadırlar. Bu metallerden özellikle kurşunun da içinde bulunduğu 12 metal, yüksek tehlikeli zehirli maddeler olarak bildirilmektedir.

          Sağlığa Olumsuz Etkileri

          Elektromanyetik dalgaların konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, baş ağrısı, uyku bozukluğu, depresyon ve psikolojik sıkıntılar yaptığı çalışmalarla ortaya konmuştur. Uyku bozukluğunun da uyku sırasında salınan önemli bir hormon salınımını olumsuz yönde etkileyerek bağışıklık sistemi bozukluklarına sebep olduğu belirlenmiştir.

          Danimarka`da ortalama 3,1 yıllık süre içinde cep telefonu kullanımının beyin tümörü geliştirme riski araştırılmıştır. Cep telefonu kullanımıyla baş bölgesi tümörleri gelişimi arasında bir ilişki bulunmasa da, kullanım süresi arttıkça kanser gelişme riskinin arttığı vurgulanmıştır. Baş bölgesinde tutularak kullanımları nedeniyle cep telefonunun ısı değişikleri oluşturduğu ve bu değişikliklerin baş ağrısı, göz yaşarması, unutkanlık, Alzheimer ve tümör oluşumuna kadar gidebileceği belirtilmektedir.

          Özellikle 920-940 MHz telefonların, kan yapısı ve fonksiyonunu etkilediği ve kan basıncında artışa sebep olduklarına dair bulgular mevcuttur. Erkeklerde ve kadınlarda yapılan birçok çalışmada, cep telefonu sinyallerinin insanların üreme fonksiyonları üzerinde de olumsuz etkileri olduğu ortaya konmuştur. Cep telefonlarının termal etkisine bağlı olarak gözde katarakt oluşumu ve diğer yan etkilere neden olduğu belirlenmiştir.

          Çocuklarda Durum

          Çocukların gelişim döneminde olmaları ve vücut fonksiyonlarının tam gelişmemesi nedeniyle cep telefonlarının yaymış oldukları dalgalardan ve ısıya bağlı etkilerinden zarar görme olasılıkları yetişkinlere göre beş kat daha yüksektir. Cep telefonları yorgunluk, gerginlik, karamsarlık, depresyon, belirsiz ağrılar, uyku ve iştah sorunları, enerji azlığı, bedensel işlevlere ilişkin (iş ve ders başarısı düşüklüğü, sindirim, dolaşım, boşaltım bozuklukları gibi) sorunlara neden olmaktadır.

          Bununla birlikte cep telefonlarının içerdiği oyunlar, farklı renk ve özellikleri ile oyuncakların yerini almakta, cep telefonlarının yeni modelleri çocukların ve gençlerin tüketim güdüsünü tetiklemektedir. Bu durum çocukların ve gençlerin aile ile çatışmaya girmesine sebep olmakla beraber, arkadaşlar arasında rekabete ve bu rekabet sırasında ailenin ekonomik durumu ile uyumlu olmayan harcamaların yapılmasına, baskı ve zorlanma hissetmeye neden olabilmektedir. Aynı zamanda cep telefonlarının çocuk ve gençlerin kişisel alanlarını tanımalarını da olumsuz olarak etkilediği bildirilmektedir.

          Dünya Sağlık Örgütü, çocukların cep telefonu kullanımı konusunda dikkatli olunması için ciddi uyarılarda bulunmakta, sadece acil durumlarda kullanmalarını tavsiye etmektedir. Amerika`nın Birmingham kentinde 10-11 yaş arasındaki 77 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, bu yaş grubu çocukların, trafikteki davranışları incelendiğinde daha dikkatsiz olmaları nedeniyle kazaya daha açık oldukları belirlenmiştir.

          Aynı şekilde, araç sürerken cep telefonu kullanılırsa, sürücünün dikkati dağılmakta ve konsantrasyonu bozulabilmektedir. Cep telefonuyla konuşan sürücüler, çevrelerindeki tehlikeleri fark edemediklerinden veya daha geç algıladıklarından, tehlikeli durumlarda tepki verememektedirler. Bu dikkat dağınıklığı yalnızca numara çevirirken veya aktif konuşurken olmamakta, telefon beklemede ve görüşme bitiminden sonraki sürelerde de devam ettiği için kaza riski oldukça artmaktadır. Daha heyecanlı ve tecrübesiz olmaları nedeniyle genç sürücülerin kaza yapma riski yaşlılardan daha fazladır. Daha önemlisi kulaklık veya araç kiti kullanımı kaza riskini azaltmadığından, birçok ülkede araç kullanımı sırasında cep telefonu kullanımının yasaklanmasının doğru bir uygulama olduğu düşünülmektedir. Arandığında bulunma kolaylığı gibi avantajının yanında, seminer, toplantı veya ibadethanede çalan cep telefonları, konsantrasyonla beraber topluluğun sinirlerini bozmakta ve dikkatini dağıtmaktadır. Yine bağımlısı haline geldiğimiz cep telefonları ay sonlarında beraberlerinde şişkin bir faturayı getirerek insanların psikolojik dengesini de tamamen alt üst etmektedir.

          Nasıl Korunabiliriz?

          Gelişen teknoloji elektromanyetik alan ve dalgaların etkisinden tamamen kaçınmayı mümkün kılmamaktadır. Kaçınılmaz olan bu durumdan korunmada alınacak basit tedbirler sağlığımız için koruyucu olacaktır. GSM şirketlerinin cazip fiyatlı kampanyalarına rağmen, cep telefonları muhabbet aracı olarak görülmeden dikkatli bir şekilde kullanıldığında hayatı kolaylaştıran teknolojilerdendir.

          Normal telefon varken cep telefonu kullanılmaması, cep telefonu görüşmelerini mümkün olduğunca kısa tutulması, acil durumlar dışında çocuklara ve hamilelere cep telefonu kullandırılmamasına özen gösterilmelidir.

          Cep telefonları, baz istasyonları ile ilk etkileşimlerinde en yüksek anten çıkış gücünü kullanırlar. Bağlantı sağlandıktan sonra cep telefonumuz haberleşmeyi devam ettirmek için sinyal gücü seviyesini en uygun anten çıkış gücüne ayarladığından bu sırada kapalı alanlarda bulunmamaya gayret gösterilmeli, telefonu baş bölgesinden uzakta tutmalı, gelen çağrıyı açtıktan veya karşı taraf görüşmeye başladıktan 1-2 saniye sonra cihazı kulağa götürmelidir.

          Cep telefonumuzu sürekli tek bir el ve tek kulakta kullanmamalıyız. Başka bir deyişle; cep telefonumuzu arada bir el değiştirerek ve diğer kulakla dinleyerek kullanmalıyız.

          Telefonumuzu kalp üzerinde taşımamalıyız. Mümkünse kulaklık kullanmalıyız.

          Cep telefonları, kullanılmadıkları durumda da kendine en yakın baz istasyonuna “ben buradayım” sinyali gönderdiğinden, kullanmadığınız zamanlarda cebimizde bulundurmak yerine el çantamızda taşımayı tercih etmeliyiz.

          Ev ve iş yerinde cep telefonumuzu kendimizden yaklaşık 50 santimetre ya da elimizin yetişebileceği uzaklıkta tutmalıyız.

          Uyurken telefonumuzu yastığımızın altına koymamalıyız. Cep telefonumuzu alarm saati amacıyla kullanmak yerine bu işi yapan çok daha ucuz basit masa üstü saatleri tercih etmeliyiz.

          Eğer güvenlik anlamında mutlaka gerekli olduğunu düşünüyorsak, çocuğumuza, sadece ihtiyacı olduğu anda telefonu kullanmasını öğretmeliyiz.

          Cep telefonlarının özellikle 10 yaş altındaki çocuklarımıza olan zararının büyüklüğünü dikkate alarak, ne kadar ısrarcı olsalar da bu yaştaki çocuklarımızı kesinlikle cep telefonundan uzak tutmalıyız.

          Yüksek teknolojiden ve özellikle cep telefonlarından azami fayda, en az zarar ve yan etki dolu günler geçirmeniz dileğiyle….

Bu makale toplam 3094 defa okundu.
teşekkur
mustafa erginsahin
Öncelikle bu konudaki hassasiyetinden dolayı her ne kadar uzmanlık alanı olmasada bayram beye teşekkürlerimi bildiririm. Üniversitede bu konularda ölçüm yapan cihazlarımızın olduğunu ve konuyla ilgili bilimsel çalışmalar yaptığımızı gerektiğnde kendisine ve diğer hemşehrilerimize yardımcı olabileceğimi bildiririm.
18 Mart 2011 Cuma Saat 13:23
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2018 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR