Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Em.Albay Bayram GENÇCAN
bgenccan@gmail.com
Çatlak Testinin Öyküsü
06 Mayıs 2011 Cuma Saat 14:39

Birçoğunuzun bildiğini, duyduğunu düşündüğüm bir öyküyü tekrar sizlerle paylaşarak köşemi doldurmak istedim. Umarım sıkılmazsınız.

Köyün birinde bir adam, evinin suyunu yakındaki bir dereden sağlarmış. Boynuna astığı uzunca bir sopanın her iki ucuna bağladığı testilerle her gün dereye kadar gider ve doldurduğu testilerini evine kadar taşırmış. Her iki testi de aşağı yukarı aynı büyüklükteymiş. Testilerden bir tanesi sağlam, kusursuz ve çatlaksızmış ancak diğerinin yan tarafında küçük bir çatlak varmış.

Kusursuz olan testi her seferinde görevini tam ve eskizsiz yaparmış. Adamın dereden doldurduğu suyun tamamını eve ulaştırırmış.

Çatlak olanı ise adamın doldurduğu suyun ancak yarısını eve ulaştırmaya muvaffak olurmuş. Çatlaksız, sağlam testi görevini yapmanın gururunu yaşarken çatlak testi haline çok üzülürmüş. Her iki testiyi de dereden tam doldurmasına rağmen adamın evine sadece bir buçuk testi su gidermiş.

Bu durum birkaç yıl böylece devam etmiş.

Sonra bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak testi duruma daha fazla dayanamayıp dere kenarında adama usulca sokularak içini dökmüş. “Görevimi yapamıyorum, bu halimden dolayı çok üzülüyor ve kendimden utanıyorum, yanımdaki çatlak nedeniyle suyun ancak yarısını eve ulaştırabiliyorum, eve varıncaya kadar suyumun yarısı akıp gidiyor” demiş.

Adam şöyle bir dönmüş çatlak olan testiye. Gülümseyerek cevap vermiş:

-Yolun senin tarafındaki kısmına bakmadın mı demiş. Senin tarafında çimenler yemyeşil, senin tarafın rengârenk çiçeklerle dolu ama çatlaksız kusursuz testinin tarafında o çiçeklerden bir tane bile yok demiş. İlave etmiş,

-Ben ta başından beri senin kusurunun, çatlağının farkındaydım demiş. Bunu bildiğim için de senin tarafına her çeşitten, her türden çiçek tohumları ektim…

-Her gün dereden su taşırken sen farkında olmadan o çiçekleri suladın. Ben o güzel çiçeklerle evimi süslüyorum, dostlarıma veriyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın olmasaydı, ben bu güzel çiçekleri sulayamayacaktım, bu güzelliğe sahip olamayacaktım. Çevreme, etrafıma zarafet vermeyecek, çiçeklerimi sevdiklerimle, dostlarımla paylaşamayacaktım demiş.

…

Öykü burada bitiyor ama bize bizi hatırlatıyor. Hepimiz birer çatlak testi misali değil miyiz sevgili dostlar. Hangimiz kusursuz ve noksansızız. Hepimizin kendimize özgü hataları, kusurları yok mu? Bizi bizden ayıran bu hata ve kusurlarımız, yani “çatlaklarımız” değil mi?

Hata ve kusurlarımızı bilerek ve onları düzeltmeye çalışarak hayata devam etmeliyiz. Başkalarının hatalarına, kusurlarına, “çatlaklarına” onları oldukları gibi kabul etmek adına tahammül göstermeli ve kabul etmeliyiz. Sahip olduğumuz kusurların, “çatlaklar”ın hayatlarımızı ilginç yapan, renklendiren şeyler olduğunu görmeliyiz.

Etrafımızdakileri oldukları gibi kabullenmeliyiz, onları değil kendimizi düzeltmeye çalışmalıyız. Etrafımızdakilerin “çatlaklarını” değil güzelliklerini görmeliyiz. İnsanları; insan oldukları için, kusurları ve yanlışları ile sevmesini bilmeliyiz. Çatlaklarımızın güzel çiçekler açtırması dileği ve Mevlana’nın aşağıdaki dizeleri ile sizi selamlıyorum.

Yüz'de ısrar etme, "Doksan da olur".

İnsan dediğinde, "Noksan da olur"...

Sakın büyüklenme, "Elde neler var".

Bir ben varım deme, "Yoksan da olur".

Hatasız dost arayan dosttan da olur…

Bu makale toplam 2803 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2018 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR