Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sizden gelen
sizdengelen@gmail.com
Hadi Gelin Köyümüze gidelim
15 Haziran 2010 Salı Saat 19:14

Sıcakların gelmesi ile kış boyunca değeri bilinmeyen köylerin değeri yaz gelince daha iyi anlaşılıyor. Bütün kış boyunca iş stresi sıcakların gelmesi ile birçok kişi tatilin gelmesini bekliyor. Bu hafta Cuma günü kapacak okullara karşın köylerde canlılık olmaya başlayacak. Belki de alakasız gördüğünüz kişiler sizler köylere gidince, köydeki bu hareketlilik köyde olanları sevindirecektir.

Öğrencilerin okulları bitti de tatili nerde yapsam diye tereddütte kalanlar, belki de planını Akdeniz de tatil yapma hayali olanlar vardır. Köyümüzün doğal güzelliğini bir kenara koyup başka yerlerde tatil yapmak köy için garip olmaz mı sizce? Daha yakın zaman öncesine kadar köylerde ne şenlikler vardı. Şimdi o değerlerden bir bir ayrılınca köyümüz sessizliğe büründü. Şimdi yaz geldi kıştan farklı olsun köy dolup taşsın. Akdeniz de yapacağınız tatil memleketiniz deki tatile benzeyecek mi ki. 2010 yazında herkes köye gelip köy şenlense. Hazır yayla mevsimi de başladı. Yaylalar bir hafta da olsa arabalarla dolup taşsa etrafta insanlar gezse yayla için ne şenlik olur.

 Şenlik vakti yaklaşıyor. Kalabalık sadece şenlik zamanında olmasın. Tatillerini burada yapsın, memleketimizin değerleri sadece bir günde belirgin olmasın. En azından yazları köylerde tatiller yapılsa köylerin değerleri gün geçtikçe ortadan kalkmaz. Bunun için her şey değerli hemşerilerimin elinde.

Beraberce şöyle bir şey düşünelim, Ankara da esnaflık yapan biri iflas eşiğinde. Ne yapacağım diye düşünüyor. Köyde evim var mı? Şöyle bir düşünüyor babamdan kalan bir yer vardı ama kaç yıldan beri gitmedim ki acaba şu anda ne durumdadır bilmiyorum. İkinci bir şık ise esnaflıktan iflas eden kişinin yapacağı ufak bir iş olması mı? Her durumda ilk önce aklına gelen köy oluyor. Köy zor duruma girince mi hatırlanması gerekiyor. Yoksa her durumda mı köyün hatırlanması gerekir.

Köylerin artık yerleşim yeri olmaktan sadece tatil yeri olarak görülmesi yenidünyanın eseridir. Çünkü gelişen dünyada şehirleşme teşvikli hale getirilerek köy hayatı bitmekte. Bunun sonucunda köyler sadece kısa vadeli yerleşim olarak görülmekte. Madem

Aslında şehir hayatı köylere karşı yabancılaştırdı. Küçükten beri şehirde yaşayanlar köye gelmek bir gün bile kalmak istemiyorlar. Dışarıdan köyü yabancı olarak görmeleri neredeyse köy kavramını bitirmekte.  Kendi benliğimizi saf Anadolu çocuğu olarak söyledikleri o kavram kendini Batı çocuğu cümlesine gelmekte. Anadolu hakkında iyi bir şey söylendiği zaman Anadolu çocuğu diyoruz da köy dendiği zaman neden arkamızı çeviriyoruz. Asıl bizim geldiğimiz yer köy değil mi zaten. Zaman ilerledikçe Anadolu benliğini kaybetmekteyiz.

En azından sadece bayramlarda gidilen köyü yazın yalnız bırakmayalım. Anadolu’yu Anadolu yapan köydür. El ele verip köyümüze sahip çıkalım. Bu değerlere herkes sahip olamaz. Sahip olup elden kaybedince bir daha o değere sahip olamayabiliriz.

           

Abdurrahman Şahin

Bu makale toplam 1687 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2018 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR