Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Celalettin AKÇADOĞAN
celalettinakcadogan@hotmail.co
Mücadele-i-Tağuti
28 Şubat 2012 Salı Saat 19:43

Askerler İrtica olduğunu ileri sürerek On beş yıl önce bugün,(28 Şubat1997) bir kere daha siyasete müdahale etti. O dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in teşviki Vural Savaşın çapaları, Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi'nin koalisyon hükümetini devirerek emellerine kavuştular.

Devletin silahlı gücünün siyasete müdahalesine haklılık kazandırmaya çalışan çıkar çevrelerinin tetiklemeleri darbenin ve siyasete müdahalenin arkasında ekonomik paylaşım sorununun olduğunu gözler önüne serdiler. İşte bu nedenle 28 Şubat darbesinin ardından ekonomide gelişen olaylara bakınca darbenin sonunda ne için yapıldığı açıkça ortaya çıkıyor. Kaybeden Türkiye kazanan belli bir azınlık giden 200 milyar doların üzerinde bir para ve fakirleşen halk.  Kısacası ekonomide payını çoğaltmaya çalışan Anadolu sermayesine karşı bir müdahale. Bunları göz ardı edip işi tiyatro komedisine döndüren ve yutturan dönemin Figüran maşa ve ekabirleri..

Trajikomik tiyatro oynayanlar ellerini ovuşturanlar çıkarcılar ihanet çeteleri şereften yoksun olanlar nerdesiniz Demokrasiye balans ayarı yapanlar

Aczimendileri, Fadime Şahinleri…

Müslüm Gündüzleri, Ali Kalkancıları gözümüzün içine sokanlar…

Askerleri, memurları, öğrencileri, dönercileri, kitapçıları fişleyenler…

Gazetecilerin bir kısmını bir çevik el imzasıyla “andıç” layanlar…

“Muhafazakarları”, “inananları”, “karanlıktan korkan yarasalar” olarak tanımlayanlar…

İmam hatip liselerinin köküne kibrit suyu dökenler…

Başörtülü kızları ikna odalarına çekenler…

Başörtülü ve Anadolu’daki çokçuklarının eğitim hakkını ellerinden alanlar.

“Gerekirse silah bile kullanırız” sözünü söyletip sonra bunu manşete çekenler...

Genelkurmay’ın seminer salonlarında merdivenlere oturup brifing alan yargı üyeleri…

Refah ve Fazilet partilerini kapatmak için yarışa girenler..

Mozart bestelerini dinleyip, “İşte çağdaş Türkiye” diyerek naralar atan Çankaya sakinleri…

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in dilinden “Bu kadına haddini bildirin” ‘ajan provokatör’(Dönemin cumhur başkanının ifadesi) (Merve Kavakçı için Meclis Genel Kurulu’nda sarf edilmiş söz) diyenler…

Polis eşliğinde gece yarılarında evleri basanlar

Kuran Kurslarını ve dernekleri basanlar

Sermayeyi yeşil beyaz diye ayıranlar…

Halkını yıldırmaya çalışanlar..

Bazı siviller ve cübbelilerin yürüyüşler yapıp askere gel diyenler,

Siyasi hayatıma mal olsa da kesintisiz eğitimi çıkartacağım diyenler..

İslam birliği ve D 8’i ütopya görenler…

Tek adam diktatörlüğü, devrimler, tek parti Faşizmine özenenler

İrtica paranoyasıyla; ordu ve halkı karşı karşıya getirmeye çalışanlar..

Batı Çalışma Grubu, Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, PKK, KCK, Hizbullah gibi örgütleri kuran, kurduran ve piyon olanlar..

Medyanın ve Meydanların çokbilmiş generalleri, kara cübbeli aydınlar, ahmak Bürokratlar…

Medya tetikçileri ve bu işin sadece figüranlığını yapan şarlatanlar…

Tankları Sincan sokaklarında yürütüp halkına nefretlik kazandıranlar..

28 Şubat muhtırasını bir darbe olarak görmeyip   'Dağlama en son çaredir.' diyerek darbeye yeşil ışık yakıyor gözükenler..

Nerdesiniz Halk nazarında yeriniz nerede Yoksa Dış güçlerin ve yerli işbirlikçilerinin filmi bu metrajdamı?

Evet değerli Dostlar!!

Daha nice piyon ve yandaşlar yazmakla bitmezler onun içindir ki 28 Şubat operasyonu milletimiz üzerinde oynanan ne ilk nede son ihanet olacaktır. Fikir ve düşünce kökleri dışarıda, figüranları yerli münafıklarından oluşan bu Hak ve batıl mücadelesi insanlık var oldukça sürecektir.

Bu mücadele Habil ve Kabille başlayan, İbrahim ve Nemrutla devam eden, bize kadar süregelen, bizden sonra da devam edecek olan Tevhide karşı inkarın mücadelesidir. Kısacası Tağuti mücadeledir . Vesselam.

Tağut (Allah’ın koyduğu ölçüler dışında ölçüler koyan, insanı Allah’a ibadetten alıkoyan, Allah ve Resulüne tabi olmayı engelleyendir. Bu insi ve cinni şeytan, nefis, hayvan, ağaç, para, taş, kadın, mezar olabileceği gibi; Allah’ın hükümleri dışında hükümler koyan zalim bir diktatör, halkın seçtiği seçkin bir zümre, bir meclis, bir grup bilim adamı veya Allah’ ın kitabın dan kaynaklanmayan adet, alışkanlık ve düşünce (ideoloji) de olabilir. )

Allah (c.c) şöyle buyuruyor: “Allah hüküm koymada kendisine ortak kabul etmez.” [Kehf: 26]

Celalettin AKÇADOĞAN

 

Bu makale toplam 1656 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ŞAİRLERİMİZ
SİTE ANKET
Köyümüzün Öncelikli en önemli sorunu sizce nedir?
Yollar
Cenaze Morgu
Çöp
Kanalizasyon
Şadırvan ve Ortak Tuvaletler
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2018 Yeşilalan(Holaysa) Köyü Tanıtım Sitesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR